13 Ekim 2011
forrest gump
yıllar sonra forrest gump ı gene izledim, ne güzel bir filmdir, ne saf bir duygudur yaşadığı..
12 Ekim 2011
miss california birikintisi olsun senin adın...
oturuyoruz dışarda üşümekten zevk alıyoruz.. ikimizin de gözleri dalmış su birikintilerine... yanyana irili ufaklı birikintiler var yağmur damlaları yayılıyor düştükçe birikintiye, dersleri konuşuyoruz ödev derken alakasız soru çıkageliyor çünkü dert anlatmak istemiyorum konu değiştirmece zamanı..
-geniş ve sığ olan mı yoksa küçük ama derin olan mı?
-ne demek bu?
-boşver
-yok be, geniş olanda daha çok yayılıyo damlalar hoş bi görüntü..
bunlar kafada uçuşurken miss california çalıyor anlatamadıklarımızı unutuyoruz nerden çıktı bu şarkı şimdi der gibiyiz..
hatırladığımız kadar eşlik edip uyduruyoruz baya..
its olraytt bat samtin els's on yoğ maynd
lukin past all that şayns nav dı tiyirss ar ranin thru
all doz things ar nays bat its nat way aym hiyi
ayll vayp iwey yoğ tiyiğs simpli ba jas lavin yuuu.
-geniş ve sığ olan mı yoksa küçük ama derin olan mı?
-ne demek bu?
-boşver
-yok be, geniş olanda daha çok yayılıyo damlalar hoş bi görüntü..
bunlar kafada uçuşurken miss california çalıyor anlatamadıklarımızı unutuyoruz nerden çıktı bu şarkı şimdi der gibiyiz..
hatırladığımız kadar eşlik edip uyduruyoruz baya..
its olraytt bat samtin els's on yoğ maynd
lukin past all that şayns nav dı tiyirss ar ranin thru
all doz things ar nays bat its nat way aym hiyi
ayll vayp iwey yoğ tiyiğs simpli ba jas lavin yuuu.
öz hakiki borçlar hukuku çalışma günleri başlıyor.. medeçi days
gene yağmur gözlerimde ve gözümün önünde :)
borçlar hukukunu kafam başka şeylerdeyken, hafif üzgünken, yüreğim ağrıyorken, elimde daha önemli meseleler varken ve bu meselelerin bugüne bitmesi gerekirken ve hep yağmurlu, sepya ama ılık bir günde çalışmak istemiştim, Allah utandırmadı =))))
yaptım olacak, toplancak yeni yıldızlarım var dönem sonuna kadar... =)
borçlar hukukunu kafam başka şeylerdeyken, hafif üzgünken, yüreğim ağrıyorken, elimde daha önemli meseleler varken ve bu meselelerin bugüne bitmesi gerekirken ve hep yağmurlu, sepya ama ılık bir günde çalışmak istemiştim, Allah utandırmadı =))))
yaptım olacak, toplancak yeni yıldızlarım var dönem sonuna kadar... =)
11 Ekim 2011
günden arda kalan...
-gökkuşağı çıksa ya
-çok severim keşke çıksa
-ama güneş yok
-doğru
-siz gökkuşağı dersiniz biz de gök köprüsü
-dikenli çiçek gibi bence, eline alırken acıtmayacak sekli bulmak için biraz emek verilmeli, pat diye alırsan elin kanar; tutmak istemezsen de çiçek solar....
kaç saat yürüdüm bilmiyorum ama kurtuluştan bahçeliye vardığımı soluklandığımı, ve tekrar yürüme isteğim olsa da yağmurun başladığına üzülerek metroya bindim..gene küçük bi kız çocuğuyla gülümsestik kucagıma bile geldi oyun oynadık, onun gülümseyişini çaldım, bende kalmamıştı çünkü, bu çalıntı gülümseyiş çok dayanmadı bana da çünkü ben büyük bir gülümseme bulup yitirmiştim. neyse, düşünmelerimi erteledim, dolu yağmaya başladı dışardaki herkes gibi ben de bi yere geçip izledim, yeryüzüne gelmiş bir isyan gibiydi, , elimde erirken güzel şeyler diledim, sonra bunun isyan olamayacağını güzel bir hediye, bir yenilenme, bir arınma olduğuna kanaat getirdim ..
-çok severim keşke çıksa
-ama güneş yok
-doğru
-siz gökkuşağı dersiniz biz de gök köprüsü
-dikenli çiçek gibi bence, eline alırken acıtmayacak sekli bulmak için biraz emek verilmeli, pat diye alırsan elin kanar; tutmak istemezsen de çiçek solar....
kaç saat yürüdüm bilmiyorum ama kurtuluştan bahçeliye vardığımı soluklandığımı, ve tekrar yürüme isteğim olsa da yağmurun başladığına üzülerek metroya bindim..gene küçük bi kız çocuğuyla gülümsestik kucagıma bile geldi oyun oynadık, onun gülümseyişini çaldım, bende kalmamıştı çünkü, bu çalıntı gülümseyiş çok dayanmadı bana da çünkü ben büyük bir gülümseme bulup yitirmiştim. neyse, düşünmelerimi erteledim, dolu yağmaya başladı dışardaki herkes gibi ben de bi yere geçip izledim, yeryüzüne gelmiş bir isyan gibiydi, , elimde erirken güzel şeyler diledim, sonra bunun isyan olamayacağını güzel bir hediye, bir yenilenme, bir arınma olduğuna kanaat getirdim ..
.......comfortably numb.....
ben geldim!
var mı içerde biri?
duyuyorsan beni başını salla sadece...
acaba var mı biri evde?
hadi... yapma ama böyle!
duydum ki keyfin değilmiş yerinde...
acını hafifletebilirim istersen,
ayaklarını bastırabilirim tekrar yere...
sakinleşsene!
biraz bilgiye ihtiyacım var öncelikle,
sadece basit gerçeklere:
acıyan neresi göstersene...
aslında acımıyor hiçbir yerim...
ama sen kaçırıyorsun dumanını ufukta kaybolan geminin
artık sadece dalgalarla boğuşarak kurtulabilirsin!
dudakların kıpırdasa da duyamıyorum ne dediğini...
çocukluğumda... bir gece ansızın fırlamıştı ateşim...
ellerim büyümüş, büyümüş... ve taşlaşmıştı sanki!
aynı duyguyu yine hissediyorum şimdi...
açıklayamam, açıklasam da sen anlayamazsın nedenini
hem zaten ben hep böyle değildim ki...
son zamanlarda halinden memnun bir uyuşuk oluverdim...
tamam... peki!
sadece ufacık bir iğne deliği,
ve sonra geçecek hepsi!
ahhhhhh!
ama kendini biraz kötü hissedebilirsin...
ayağa kalkabilecek misin?
sanırım işe yaradı. iyi!!
bu sağlayacak gösteriyi devam ettirmeni.
hadi ama... gitme vaktimiz geldi!
aslında acımıyor hiçbir yerim...
ama sen kaçırıyorsun dumanını ufukta kaybolan geminin
artık sadece dalgalarla boğuşarak kurtulabilirsin!
dudakların kıpırdasa da duyamıyorum ne dediğini...
çocukluğumda... bir bakış yakalamıştım ani,
gözümün ucuyla bir an için...
ama tekrar baktığımda o çoktan gitmişti!
ne olduğunu bile hatırlamıyorum oysa şimdi...
o çocuk büyüdü... kurduğu hayallerse yitip gitti...
halinden memnun bir uyuşuk oluverdi şimdi
var mı içerde biri?
duyuyorsan beni başını salla sadece...
acaba var mı biri evde?
hadi... yapma ama böyle!
duydum ki keyfin değilmiş yerinde...
acını hafifletebilirim istersen,
ayaklarını bastırabilirim tekrar yere...
sakinleşsene!
biraz bilgiye ihtiyacım var öncelikle,
sadece basit gerçeklere:
acıyan neresi göstersene...
aslında acımıyor hiçbir yerim...
ama sen kaçırıyorsun dumanını ufukta kaybolan geminin
artık sadece dalgalarla boğuşarak kurtulabilirsin!
dudakların kıpırdasa da duyamıyorum ne dediğini...
çocukluğumda... bir gece ansızın fırlamıştı ateşim...
ellerim büyümüş, büyümüş... ve taşlaşmıştı sanki!
aynı duyguyu yine hissediyorum şimdi...
açıklayamam, açıklasam da sen anlayamazsın nedenini
hem zaten ben hep böyle değildim ki...
son zamanlarda halinden memnun bir uyuşuk oluverdim...
tamam... peki!
sadece ufacık bir iğne deliği,
ve sonra geçecek hepsi!
ahhhhhh!
ama kendini biraz kötü hissedebilirsin...
ayağa kalkabilecek misin?
sanırım işe yaradı. iyi!!
bu sağlayacak gösteriyi devam ettirmeni.
hadi ama... gitme vaktimiz geldi!
aslında acımıyor hiçbir yerim...
ama sen kaçırıyorsun dumanını ufukta kaybolan geminin
artık sadece dalgalarla boğuşarak kurtulabilirsin!
dudakların kıpırdasa da duyamıyorum ne dediğini...
çocukluğumda... bir bakış yakalamıştım ani,
gözümün ucuyla bir an için...
ama tekrar baktığımda o çoktan gitmişti!
ne olduğunu bile hatırlamıyorum oysa şimdi...
o çocuk büyüdü... kurduğu hayallerse yitip gitti...
halinden memnun bir uyuşuk oluverdi şimdi
10 Ekim 2011
6 Ekim 2011
ciao
1.ciao, italyanca da merhaba ya da hoşçakal anlamlarında kullanılır ama literatürde ben senin kölenim, hizmetindeyim anlamı varmış.. (sciao vostro ya da s-ciao su). bu kelime ingilizceye hoşçakal olarak girmiştir.
sarı lira-can dündar
işte onlarca sf yazsam bile anlatamayacığım duyguları anlatmış bu şiir
Sarı Lira
Sarı Lira
''Yaşamak değil, bu telaş öldürecek'' dediği gibi şairin
o telaşla, bırakın Paris yolunda ılık rüzgarlara taratmaya saçlarımızı
sevdiğimizle doyasıya bir sohbet bile edemedik biz...
Gözümüz saatte söyleştik hep
koşuşur gibi seviştik
yarışır gibi çalıştık
Hep yetişecek bir yerler vardı
aranacak adamlar, yapılacak işler
Bir sonraki günün telaşı, bir öncekinin terine bulaştı
başkalarının hayatı, bizimkini aştı.
Kör karanlıkta çalar saat yerine
kuşluk vakti, kızarmış ekmek kokusu
veya yavuklu busesi ile uyanma düşlerini hababam erteledik.
20'li yaşlardayken 30'lara kurduk saatin alarmını
30'larımızda 40'lara belki sonra 50'lere...
Lakin öyle yanlış kurgulanmış ki hayat
kuşlukta uyanma fırsatını sunduğunda size
artık uyku girmez oluyor gizlerinize...
Doyasıya söyleşmek
telaşsız sevişmek için bol zamana kavuştuğunuzda
söyleyecek, sevişecek kimseciklerkalmıyor yanınızda...
Özenle yarına sakladığınız bir sarı lira gibi ömrünüz
vakti gelip sandıktan çıkardığınızda
bir de bakıyorsunuz ki
tedavülden kalkmış...
o telaşla, bırakın Paris yolunda ılık rüzgarlara taratmaya saçlarımızı
sevdiğimizle doyasıya bir sohbet bile edemedik biz...
Gözümüz saatte söyleştik hep
koşuşur gibi seviştik
yarışır gibi çalıştık
Hep yetişecek bir yerler vardı
aranacak adamlar, yapılacak işler
Bir sonraki günün telaşı, bir öncekinin terine bulaştı
başkalarının hayatı, bizimkini aştı.
Kör karanlıkta çalar saat yerine
kuşluk vakti, kızarmış ekmek kokusu
veya yavuklu busesi ile uyanma düşlerini hababam erteledik.
20'li yaşlardayken 30'lara kurduk saatin alarmını
30'larımızda 40'lara belki sonra 50'lere...
Lakin öyle yanlış kurgulanmış ki hayat
kuşlukta uyanma fırsatını sunduğunda size
artık uyku girmez oluyor gizlerinize...
Doyasıya söyleşmek
telaşsız sevişmek için bol zamana kavuştuğunuzda
söyleyecek, sevişecek kimseciklerkalmıyor yanınızda...
Özenle yarına sakladığınız bir sarı lira gibi ömrünüz
vakti gelip sandıktan çıkardığınızda
bir de bakıyorsunuz ki
tedavülden kalkmış...
boş
boşlukta sallanmak salıncaktakinden daha korkunç.. çok dalgın düşünceli görünüyormusum yemeğe hadi dendiğinde bile cevap vermeden yürüyormuşum , gözlerimdeki yuvarlak sisler yükselmekte, verebilceğim o kadar çok bilmem bakarız cevabı varki dağıt dağıt bitmicek gibi.. gece uyandığında aklına ilk geleni hiç göremicekmiş gibi, rüyayla gerçeği bir iki saniyeliğine ayırt edememe gibi...
uzun bir süre dalıyorum masadaki örtüye ne güzel boyamışım ben bunu diyorum parmaklarım üzerinde geziniyor, çiçekleri bir daha elimle çiziyorum bu da yetmedi hayalimdeki renklerle boyuyorum, oyalanıyorum bi süre, bi bakıyorum mutsuzluğa, boşluğa dair kafamda bir şey kalmıyor.
harfler, kelimeler el yazısında okunaksız olur ya benim de kafamdakiler öyle işte yığınla yapmak istediğim şey var tıkanma noktasını aşamıyorum birikiyor da birikiyor, herkes çok biliyor ben arta kalanları birleştirip anlamlandırıyorum.. bu uykulu özlemden yeni bir canlılığa geçiş çok da uzak değilmiş gibi
uzun bir süre dalıyorum masadaki örtüye ne güzel boyamışım ben bunu diyorum parmaklarım üzerinde geziniyor, çiçekleri bir daha elimle çiziyorum bu da yetmedi hayalimdeki renklerle boyuyorum, oyalanıyorum bi süre, bi bakıyorum mutsuzluğa, boşluğa dair kafamda bir şey kalmıyor.
harfler, kelimeler el yazısında okunaksız olur ya benim de kafamdakiler öyle işte yığınla yapmak istediğim şey var tıkanma noktasını aşamıyorum birikiyor da birikiyor, herkes çok biliyor ben arta kalanları birleştirip anlamlandırıyorum.. bu uykulu özlemden yeni bir canlılığa geçiş çok da uzak değilmiş gibi
3 Ekim 2011
gripin beş
=) günün özetine denk gelen bir şarkı.. ne güzel söylüyo adam yaşamış anlatıyo derdini sanki.. sarkıyla konuştum resmen, sözlerine takıldım değip geçmeyen bir şarkı...
yanlızlıktan unutuldu benim adım, siz üzülmeyin ben alışığım,
kedim bile uğramazken evime, çift kişilik yatak benim neyime?
dört işlemden ibaret parmak hesabıyla bütün hayatım
eksildikçe saatler ömrümden artıyor gelecek telaşım ( çok doğru herkes bundan şikayetçi ama herkes kendini düşünüyor)
anlattıkça bölmüşüm umutlarımı duvarlara çarpa çarpa
uyandım
saat üç, dört, beş bana hiç farketmez
ne zaman çalınsa kalbim derler ki bir arkadaşa bakıp da çıkacaktık (en üzen yer bura bence)
kalan umutlarımdan birini seçip, hepsini hepsini hep kaybettim
şimdi kendimden geri ne kaldı ne kaldı
kimseler duymadı sadece duvarlar ağladı
düşün düşün hep bir sonraki adımı bu yüzden unuttum ben yaşamayı
peşin peşin söyledim lafımı acımadan kanattılar yaralarımı ((neyseki tek değiliz)
.
.
.
....
.
yanlızlıktan unutuldu benim adım, siz üzülmeyin ben alışığım,
kedim bile uğramazken evime, çift kişilik yatak benim neyime?
dört işlemden ibaret parmak hesabıyla bütün hayatım
eksildikçe saatler ömrümden artıyor gelecek telaşım ( çok doğru herkes bundan şikayetçi ama herkes kendini düşünüyor)
anlattıkça bölmüşüm umutlarımı duvarlara çarpa çarpa
uyandım
saat üç, dört, beş bana hiç farketmez
ne zaman çalınsa kalbim derler ki bir arkadaşa bakıp da çıkacaktık (en üzen yer bura bence)
kalan umutlarımdan birini seçip, hepsini hepsini hep kaybettim
şimdi kendimden geri ne kaldı ne kaldı
kimseler duymadı sadece duvarlar ağladı
düşün düşün hep bir sonraki adımı bu yüzden unuttum ben yaşamayı
peşin peşin söyledim lafımı acımadan kanattılar yaralarımı ((neyseki tek değiliz)
.
.
.
....
.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Etiketler
göbek eritme
(3)
candan erçetin
(2)
kanarya
(2)
temizliği
(2)
tubun faydaları
(2)
19
(1)
1970
(1)
200 tane gezegeniniz varmış gibi yaşıyorsun ancak yalnızca bir dünyamız var
(1)
35 ölü
(1)
A1
(1)
AGİT
(1)
Affrican Commission
(1)
Afrika Şartı
(1)
Madde 19 vatandaşlıktan çıkarılma
(1)
Mahkeme
(1)
Mariami Abduselişi
(1)
O beni “Herhalde” sevmiş.
(1)
Women's Rights
(1)
acıtıyor
(1)
adım google'da çıkmasın
(1)
algı gerçektir
(1)
altın
(1)
altınları
(1)
amniyo sentez
(1)
amniyosentez
(1)
ankara
(1)
arama motoru
(1)
asma
(1)
auto erotic asphixication
(1)
ayak
(1)
ayak temizliği
(1)
azınlık hakları
(1)
ağlamak
(1)
ağız kokusunu önlemek
(1)
babet yara yaptı
(1)
bahar
(1)
baklava
(1)
bakım
(1)
balböceği
(1)
barış manço
(1)
batı trakya türkleri
(1)
bel kemeri
(1)
brokoli salatası
(1)
brugge porselen
(1)
brütüs
(1)
bulantı
(1)
buzdan müze.
(1)
böğürtlenimsi
(1)
can dündar
(1)
caught in the middle
(1)
cemal süreya..
(1)
depeche mode
(1)
deprem
(1)
dirsek bakımı
(1)
diş eti
(1)
diş ipi
(1)
diş sağlığı
(1)
dondurma
(1)
dondurucu soğuk
(1)
downsendromu
(1)
düğün davetleri
(1)
el ayak bakımı
(1)
el kuruluğu
(1)
el nemlendiricisi
(1)
elma
(1)
elmalı cevizli puding
(1)
fahri
(1)
forum
(1)
foça
(1)
free love
(1)
funda arar
(1)
geceler.
(1)
genetik hastalıklar
(1)
genç
(1)
godotyu beklerken
(1)
google
(1)
gögüs
(1)
gökçe
(1)
güney afrika
(1)
güneşli bir sabah
(1)
hakikat komisyonu
(1)
havilland krem
(1)
hepatit b
(1)
hitler
(1)
hocam
(1)
hz.muhammet
(1)
iktisat
(1)
ileri yaştaki kadınlar
(1)
ipuçları
(1)
ishal
(1)
istanbul
(1)
isviçre
(1)
italy
(1)
jane eyre
(1)
jinekoloji
(1)
jooble
(1)
jooble-tr.com/
(1)
joseph
(1)
julide ateş
(1)
kadınlar için şınav
(1)
kafes temizliği
(1)
kanser riski
(1)
karartma günleri
(1)
karpuz çekirdeği
(1)
karsı dağların heybetinden mi gireyim??
(1)
karın düzleştirme
(1)
kavun
(1)
kazaklı tüy =)
(1)
kilo almak
(1)
kissing you goodbye
(1)
konular
(1)
kpss
(1)
kuklagiller...
(1)
kusma
(1)
kuyumcu
(1)
külah
(1)
külah pasta
(1)
kırmızı turp
(1)
kızgın güneş
(1)
lavanta
(1)
lavanta çayı
(1)
leperuj
(1)
leyla ile mecnun
(1)
mekik
(1)
mengele
(1)
muhabbet kuşu
(1)
muhabbet kuşu bakımı
(1)
muhabbet kuşu banyo
(1)
muz sesleri
(1)
nara
(1)
nedensiz
(1)
nelson mandela
(1)
oldies
(1)
pamela anderson
(1)
patatesli börek
(1)
patatesli peynirli börek
(1)
patos
(1)
pervasız
(1)
peygamber efendimiz
(1)
peynir
(1)
phokaia
(1)
plastik su şişeleri
(1)
porselen bebek
(1)
poselen bebek
(1)
push up
(1)
rafet el roman nerdesin
(1)
roboski
(1)
sarı lira
(1)
sayesinde
(1)
sende mi brütüs
(1)
senede bir gün
(1)
sivrisinek
(1)
sivrisinek kovar
(1)
soframız
(1)
sor dağılımı
(1)
sosyal
(1)
soğan
(1)
star tv
(1)
storia di un tale
(1)
su
(1)
suluk
(1)
sus küçüğüm söz büyüğün (su küçüğün söz büyüğün
(1)
süt
(1)
sınav nasıl çekilir
(1)
sırt yağı eritme
(1)
tam buğday ekmeği ve faydaları
(1)
ters mekik
(1)
the gummy bear
(1)
the pierces
(1)
tooner dolls
(1)
torba
(1)
trt haber
(1)
tuttu fırlattı
(1)
tüylenmiş kazak
(1)
uludere
(1)
under the tuscan sun
(1)
uygun ayakkabı seçmek
(1)
vasiyet
(1)
yalnızlık 2013
(1)
yalnızlık kalbimin ilelebet sahibi
(1)
yaz salatası
(1)
yağ yakan besinler
(1)
yağ yakma
(1)
yeni logo star tv
(1)
yeşillik
(1)
yorgun
(1)
yorulmadan zayıflama
(1)
yumurta
(1)
yüzünden..
(1)
zayıflamak
(1)
zeybek vs yunanistan davası
(1)
çanta
(1)
çat pat deil sular seller gibi
(1)
çıtır börek
(1)
çığlık
(1)
ölüm orgazmı
(1)
öteki kadın
(1)
özel geceler çin
(1)
üniversite
(1)
şınav
(1)