süt olayları mayıs 2012 diye gelecekte ders kitaplarına konulabilecek bir tarihi gün yaşattılar.. hükümetin okullarda süt dağıtımı projesi ilkin güzel bir proje olarak düşünülüp desteklense de, bazı bölgelerde öğrencilerin sütten zehirlendiği iddiası üzerine hükümeti eleştirenlerin kartopu gibi büyümesi hiç de şaşırtıcı bir görüntü değil artık bizler için..
haber yorumlarında, kadınlar çocuklarına o sütü içmeyeceksin diye tembihlemelerini anlatan yazılarını okudukça midem iyice gerildi, kafam zaten atık.. sanki o kadın marketten kime ait olduğunu bildiğiyandaşından süt alıyor, hak endi inek çiftliği varsa içirmesin zaten...
sütle ilgili bilinen birçok laf haberlere başlık oldu, insanlar yazıp çizdi:sütü bozukların sütü, sütkartdeşi oldular, ağzı süt kokanlar gibi bir çok laf bu olay üzerine daha sık kullanılmaya başlandı..
bazı insanlar da dedilerki neden istanbulda bir öğrenci zehirlenmiyor da neden diyarbakır da bir öğrenci zehirleniyor, hükümet politikası çocukları zehirliyor... ama şunu biliyorlar mı acaba, bu süt ihalesinde tek bir firma yok, bölgelere ait ve değişkenlik gösteriyor. yani diyarbakır ve o yakın bölgelere süt dağıtan firma o yöreye ait, sizi zehirleyen kendi içinizden biri, sorumlular o.
süt ün saklanma koşullarıda oldukça önemli malum sıcaklıklar 20 derecenin üstünde, bir süt bozuk olmasa bile güneşte kapalı bir yerde sıcakta beklerse bozulabilir ya da çocuklar içtiğinde ters etki yapabillir.
hükümetin işi cidden zor, bazı taktir etmeediğim yönleri olsa da bu süt olayında hemen suçu onları atmak oldukça cahilce bir yaklaşım bence...neden zehirlemek stesinki, zaten öyle düşünenlerin akılllarındaö yle şeyler olduğu için lekelemekte böyle depara kalkıyorlar..